SESLİ LÜGAT
Tüm Maddeler
529 maddeyi alfabetik olarak inceleyebilirsiniz.
A
abat - abadBayındır, mamur, şen, rahat.kelimeabdkul, kölekelimeabdalKalender, gezgin derviş, derviş.kelimeabdestBazı ibadetleri yerine getirebilmek için niyet ederek yapılan vücut temizliği.kelimeabideanıtkelimeabideviAnıtsalkelimeabitibadet edenkelimeabı hayathayat suyukelimeacayipSağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, yadırganan; yabansı, garip, tuhafkelimeacemArap olmayan, İranlı.kelimeacemaşiranTürk mûsikisinde bir makamkelimeacezeDüşkünler, âcizler.kelimeacizaneSöz söyleyen kimsenin, kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı "âcizlere yakışacak bir biçimde" anlamında kullanılan bir nezaket sözükelimeacuzeKocakarı, cadı.kelimeadabımuaşeretinsanlar arası nezaket, görgü kurallarıkelimeadalekas, kaslar.kelimeadaletadalet, hak, hukukkelimeadapedepler, terbiyelerkelimeadatsayılarkelimeadat (âdetler)Âdetler, alışkanlıklar,kelimeadavetdüşmanlıkkelimeademBulunmama, yoklukkelimeademimerkeziyetyerinden yönetimkelimeadilaneAdilcekelimeadilekelimeadliAdalet ile ilgili.kelimeadn - adinCennetlerden birikelimeafakufuklar.kelimeaferinÖvme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen sözkelimeaffetmekbağışlamakkelimeafiliKarşıdakini etkilemek amacıyla abartılı davranış sergileyenkelimeaforozHristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezasıkelimeahicömertkelimeahilikKökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocakkelimeahkâmHükümlerkelimeahval, -liDurumlar, hâller, vaziyetler 'hâl'in (Arapça) çoğulu.kelimeaksanÖlçünlü dile nazaran herhangi bir bölgeye veya yabancılara özgü ses perdesi değişikliklerikelimeakupunkturVücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan tedavikelimeakvamı beşerinsan kavimlerikelimeakıbetBir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencamkelimealakailgikelimealaturkaEski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun; Doğuluca, alafranga karşıtıkelimealemMinare, kubbe, bayrak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, pirinçten yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs; ayçakelimealerjiBirtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepkikelimealfabeBir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü; abece, yazı (I)kelimealicenapCömert, onurlukelimeallahSemavi dinlere göre kâinatı ve kâinattaki her şeyi yaratan ve idare eden tek yüce varlık; Çalap, Tanrı, Yaradan, Oğan, Cenabıallah, Cenabıhak, Hak, Halik, Hu, Hüda, İlah, Mevla, RabkelimealtmışElli dokuzdan sonra gelen sayının adıkelimealüminyumAtom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al)kelimealın, -lnıYüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.kelimeampulİçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişekelimeanahtarKilidi açıp kapamak için kullanılan araç; açacak, açar, açkı, miftah, dil (I)kelimeanekdothikâyecikkelimeAnkaraTürkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkentikelimeantrenmanidmankelimearafİslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yerkelimeart ardaarka arkayakelimeasaBazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnekkelimeasgariEn az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimumkelimeasudeÜzüntüden ve sıkıntıdan uzak, rahat ve sakin olankelimeavokadoDefnegillerden, tropik iklime sahip bölgeler yanında, subtropikal iklime veya Akdeniz iklimine sahip çeşitli bölgelerde yetiştirilen, sıralı yapraklı, çiçekleri yeşilimsi sarı renkte olan bir ağaç; Amerikan armudu (Persea americana)kelimeavukatHukukî ve yasal işlerde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse.kelimeayanGözle görülür bir şekilde açık ve belli olankelimeazadkelimeazametululukkelimeazamiEn çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimalkelimeazapOrganlarda hissedilen büyük sıkıntı ve acı; ezinçkelimeazatSerbest bırakmakelimeağır sıkletBazı spor dallarında o sporun özelliğine göre kabul edilen belli bir kilonun üstündeki en ağır kilolu yarışmacıların bulunduğu sınıf; başağırlık, ağırkelimeaşçıYemek pişirmeyi meslek edinen kimsekelime
B
bakiölümsüzkelimebakiyeArtık, artan, kalan, geri kalan şeykelimebasiretGerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyonkelimebayağıAşağılık bir durumda olankelimebaşöğretmenİlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen; müdür, başmuallimkelimebekakalıcılıkkelimebelagatİyi konuşma, sözle inandırma yeteneğikelimebeynelmileluluslararasıkelimebihaberhabersizkelimebihakkınHakkıyla, hakkını vererekkelimebilaharesonrakelimebilakistersinekelimebitapbitkinkelimebizatihikelimebiçareçaresizkelimeblokKocaman ve ağır kitlekelimebodrumBir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümükelime
C
camiMüslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer.kelimecamiaOrtak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğukelimecansiparaneCanını verircesine, özverili bir biçimdekelimecebrenzorlakelimecengâverSavaşta kahramanlık gösterenkelimecereyanBir yöne doğru akmakelimecerihayarakelimecumhuriyetMilletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimikelimecüdaayrı, ayrı düşmek, uzak kalmakkelimecüretKendini bilmezlikkelimecüretkârcüretlikelimecüziÇok azkelime
D
dahidakelimedahiliiç ile ilgili, iç yüze aitkelimedalaletSapkınlık, doğru yoldan ayrılmakelimedavaKorunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına yapılan başvurukelimedavetçağrıkelimedağYer kabuğunun çıkıntılı, yüksek bölümükelimedelaletkılavuzlukkelimedergâhtekkekelimedertkelimedevalüasyonDeğer düşümü anlamında bir ekonomi terimi.kelimedevirBir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı dolanma hareketikelimedevletToprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık; ülkekelimedeşarjboşalmakelimediferansiyelDönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt.kelimedinozorDinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngenkelimedirektaracısızkelimediğerkâmözgecikelimedokümanbelgekelimedomatesPatlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)kelimeduaAllah'a yalvarma, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme; alkışkelimeduayenaksakalkelimedâhiOlağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse; deha, ökekelimedüvelDevletlerkelime
E
edebiyatOlay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazınkelimeedvarÇağlar, devirlerkelimeegzozkelimeelbisegiysikelimeEmri bil maruf nehyi anil münkerİyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışma yönündeki faaliyetler için kullanılan dinî, ahlâkî ve hukuki bir tabir.kelimeemtiamalkelimeentelektüelaydınkelimeerozyonYer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı; aşınma, aşınım, itikâlkelimeerzakUzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adıkelimeesad - esatÇok mutlu.kelimeeset - esedAslan.kelimeEskişehirTürkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden birikelimeespriİnce anlamlı, düşündürürken güldüren sözkelimeevlatçocukkelimeevrakResmî kurumlarda işlem gören belgelerkelimeeşkıyaDağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlarkelimeeşlikEş olma durumukelimeeşyaTürlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler; pılı pırtı, yükkelime
F
faaliyetBir yerde bulunan canlılık, hareketlilik durumukelimefaili meçhulKimin yaptığı belli olmayan veya bilinmeyenkelimefakatAykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir sözkelimefakihFıkıh bilginikelimefakirkelimefakru zaruretşiddetli yoksullukkelimefarikaBir şeyi ayırt etmeye yarayan özellikkelimefarizaMutlaka yapılması gereken iş veya görevkelimefasihAçık ve düzgün (anlatış)kelimeFatihaKur'an'ın ilk suresikelimeferagatHakkından kendi isteğiyle vazgeçmekelimeferyatçığlıkkelimefiganBağırarak ağlama, inlemekelimefikirdüşüncekelimefirakayrılıkkelimefiyatAlım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; bedel, eder, hediye, kemal, pahakelimefizankelime
G
gamkaygıkelimegamzeBazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukurkelimeganikelimeganimetSavaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal; şikârkelimegarbBatı /Batı dünyasıkelimegazapöfkekelimegazeteÇeşitli konularda haber ve bilgi vermek için genellikle günlük olarak çıkarılan yayın organı.kelimegirdapBurgaç, çevri, anafor.kelimegüzideseçkinkelime
H
hacGenellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarında ziyaret edilmesikelimehafriyatToprağı kazma; kazı (I)kelimehakkelimehak etmekbir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmakkelimeHak, -kk'ı (Allah)ilah, Tanrı, Allah, Cenabıhak, Hüda.kelimehak, -kki (kazıma)Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.kelimehak, -kkı (pay)Adalet: "Haktan ayrılmamalı." Kazanç: "Hak sahipleri" Verilmiş emekten doğan manevi yetki: "Ana hakkı" Pay: "Komşu hakkı." Emek karşılığı ücret.kelimehakikatgerçekkelimehakikatengerçektenkelimehakirAşağı görülen, değersizkelimehakkâriTürkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden birikelimehal (tahttan indirme)(Hükümdarı, padişahı) tahtan indirme Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hal (pazar), hal (çözüm) hâl (durum, tutum, kuvvet)kelimehal, -li (pazar)Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı üstü kapalı pazar yeri.kelimehal, -lli (çözüm)Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.kelimehalaskurtuluşkelimehalimYumuşak huylu (kimse)kelimehalâskelimehalüsinasyonsanrıkelimehamalSırtında yük taşıyarak geçinen kimse; sırtçı, taşıyıcı, yükçükelimeharamDin kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtıkelimeharapYıkık, viran.kelimeharbiyeSavaşla ilgili işlerkelimeharicidış ile ilgilikelimeharicîDışla ilgili, dıştan olankelimeharpsavaşkelimehasan Âli YücelkelimehassatenÖzellikle, bilhassa, husûsî olarak anlamlarında zarf.kelimehastaneHastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahanekelimehatta“Bile, dahi, üstelik, bundan başka, hem de” anlamlarında anlamı kuvvetlendirmek için kullanılan bir söz; velev kikelimehatıraBir kimseyi veya olayı anımsatan nesne; andaç, anmalık, bergüzar, yadigârkelimehayautanma, arkelimehayalZihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülyakelimehazineAltın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet; haznekelimehekimİnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse; doktor, tabipkelimehektarYüz ar (10.000 m²) değerinde yüzey ölçü birimi (ha)kelimehelalDinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtıkelimehengâmegürültü patırtıkelimeherkesİnsanların bütünü; cümle, cemi cümle, cümle âlem, dünya âlem, yediden yetmişe, yedi mahalle, yedi düvelkelimehilkatyaratılışkelimehissikablelvukuönsezikelimehoparlörElektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aletkelimehukukToplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; tüzekelimehâk, -ki (toprak)Toprak.kelimehâkimEgemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçirenkelimehâldurumkelimehâl, -li (durum, tutum, kuvvet)Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet Tutum, tavır Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman Güç, kuvvet, takat Kötü durum, sıkıntı, dert…kelimehüdaİlah, tanrı, Allah (Farsça)kelimehükumetbakanlar kurulukelimehükûmetBakanlar Kurulu.kelimehüzünkelime
İ
iddiaİleri sürülen ve savunulan düşünce.kelimeiddianameSavcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve iddialarını içinde topladığı, mahkemede okunan yazı.kelimeideolojiSiyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.kelimeidrakanlayışkelimeikameBir şeyi başka bir şeyin yerine koyma, yerine kullanmakelimeikametgâhkonutkelimeiktidargüçlülük, kudret, hükümetkelimeilambildirmekelimeilelebetsonsuza dekkelimeilkokulÖğrenim çağındaki çocukları ortaokula hazırlayan eğitim öğretim kurumu; beş, ilk mektep, iptidai, iptidai mektepkelimeillüstrasyonresimlemekelimeimaDolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme; işaretleme, anıştırma, ihsaskelimeimaninanma, güvenme, itikatkelimeimkânYararlanılan uygun şart veya durumkelimeimlaSöyleyerek birine yazdırmakelimeinisiyatifBir kişinin gerekli kararları başkalarının görüşüne başvurmadan kendiliğinden, anında alabilme ve sorumluluğu üstlenebilme gücükelimeinkılapToplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme; devrimkelimeinşallah“Allah isterse” anlamında kullanılan bir sözkelimeirsikalıtımsalkelimeirsîkalıtımsalkelimeİslamkelimeispatkanıtkelimeistihbaratYeni öğrenilen bilgiler, haberlerkelimeistikbalgelecekkelimeistikbali kıbleNamaz kılarken yönü kâbeye çevirmekkelimeistiklalbağımsızlıkkelimeitibarıyla-den sayılmak üzere, bakımından.kelimeizahaçıklamakelimeizmihlalYok olup bitmekelime
K
kabilolanaklıkelimekabil (olabilir)Olabilir, mümkün.kelimekabilindenkelimekabîlTürlü, gibi, benzerkelimekabîl (benzer)Türlü, gibi, benzer.kelimekadir-i mutlakKudreti tam ve eksiksiz olan, her şeye gücü yetenkelimekahirekelimekahvehaneKahve, çay, ıhlamur, nargile vb. içilen, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer; kahve, kıraathane, tahmishanekelimekapüşonbaşlıkkelimekarakterBireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik.kelimekariOkur, okuyucu.kelimekatilİnsan öldüren kimsekelimekatil zanlısıkelimekayıpKaybolma, yitme durumu; yitimkelimekelimekelimekeremsoylulukkelimekerli ferlikelli fellikelimekesifkoyu, yoğun, kalınkelimekibritBir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası; çakmaksızkelimekirpiKirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus)kelimekirpikGöz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri; müjgânkelimekitapCiltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betikkelimekokoreçŞişe sarılarak kor ateşte kızartılan, kuzu bağırsağından yiyecekkelimekoleksiyonÖğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü; derlemkelimekolesterolKanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol; kolesterinkelimekolonyaİçinde limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir maddekelimekomiserGüvenlik teşkîlâtında bulunduğu yerdeki emniyet ve âsâyişe âit işleri yöneten ve polislerin âmiri durumunda olan, polis enstitüsü veya lise mezunu görevlikelimekomutanAskeri bir birliğin başı.kelimekoreografiDans adımlarının kâğıda geçirilmesikelimekulpKazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yerikelimekuraİki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme; ad çekmekelimekurbanAllah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, Müslümanların ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla…kelimekâbuskarabasankelimekâgirTaş veya tuğladan yapılan (yapı); kârgirkelimekâmilolgunkelimekâseCam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanakkelimekâtipsekreterkelimeküpSu, pekmez, yağ vb. sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kapkelimeküsurArtan bölüm, geriye kalan bölümkelimekısaBoyu, uzunluğu az olan; kesik, uzun karşıtıkelime
L
laboratuvarAyrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yerkelimelafsözkelimelakapBir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan adkelimelakinamakelimelatifYumuşak, hoş, ince bir güzelliği olankelimelatifeşakakelimelayıkNitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan; müstahakkelimelazımgerekkelimelevhaBir yere asılmak için yazılmış yazıkelimelisandil (I)kelimelisanıhâlHâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatmakelimeliseÖğrencileri ortaokuldan sonra hayata ve yükseköğretime hazırlayan eğitim öğretim kurumukelimelütufÖnem verilen, sayılan birinden gelen iyilik; armağan, kayra, ihsan, inayet, atıfetkelime
M
maden tetkik aramakelimemagmaYerin içinde, sıvı veya hamur kıvamında uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyikkelimemahbeshapishanekelimemahcuputangaçkelimemahkûmhükümlükelimemahlaskelimemahlukyaratıkkelimemahsurKuşatılmış, sarılmış, çevrilmişkelimemahzunüzgünkelimemahzursakıncakelimemaiyetÜst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler; tevabikelimemaişetgeçimkelimemakamDevlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat (I), huzur, mansıp, mevki, postkelimemakulAklın benimseyebileceği, aklın kabul edebileceği, akla uygun nitelikte olankelimemal etmekbir değer karşılığında sahip olmakkelimemalayaniBoş ve yararsız, saçmakelimemalumbilinenkelimemalumun ilamıBilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye, açıklamaya kalkmakelimemanaanlamkelimemanipülasyonYönlendirme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme.kelimemasumiyetmasumlukkelimemasuniyetKorunmuş olma durumukelimemazharBir iyiliğe erişmiş, erişen (kimse)kelimemazhar olmakBir iyiliğe erişmiş, erişen kimse.kelimemaşerî vicdanToplum vicdanı, toplumun genelinde var olan ortak adalet ve hakkaniyet duygusunu ifade eder.kelimemeblağtutarkelimemeclisBir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantıkelimemelunlanetlikelimemenajeryöneticikelimemenemenYumurta, soğan, yeşil biber ve domatesle yapılan bir yemekkelimemenfaatçıkarkelimemerhaleevrekelimemerhametBir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acımakelimemescidi aksakelimemescitGenellikle minaresiz, küçük camikelimemesuliyetsorumlulukkelimemesutmutlukelimemetaMal, ticaret malıkelimemevcudiyetvar olma, varlıkkelimemevtaÖlü, ölmüş kimsekelimemezbahakesimevikelimemeşaleUcunda alev çıkarabilen yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek; çırakma, çırakman, yanarcakelimemiladiMilada dayanan, milatla ilgili.kelimemilat, -dıBir olayın başlangıcı.kelimeminareCamilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapıkelimemisalörnekkelimemizahgülmecekelimemizanterazikelimemizansendüzentilemekelimemizaçhuykelimemuhabbetsevgikelimemuhaberehaberleşmekelimemuharebeSavaşta yapılan çarpışmalardan her birikelimemuhatapKendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimsekelimemuhtaçBir şeye gereksinim duyankelimemuktedirBir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yetenkelimemushafKur'ankelimemutlakiyetsaltçılıkkelimemutlulukkelimemuvaffakiyetbaşarıkelimemuvazenedengekelimemuğlakanlaşılmazkelimemüdafaasavunmakelimemüddeiumumisavcıkelimemümessiltemsilci, sınıf temsilcisikelimemüminİnanan, inançlı, imanlı.kelimemünhasırkelimemüraiikiyüzlükelimemüritBir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimsekelimemürüvvetBir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinçkelimemüstahaklayıkkelimemüstevliistilâ eden, ele geçiren, yayılankelimemüteahhityüklenicikelimemüteakip-den sonrakelimemütevazıalçak gönüllükelimemüteşekkirTeşekkür etme durumunda olan, teşekkür borçlu olankelimemüttefikbağlaşıkkelime
N
naaşnaaş, cenazekelimenakibüleşrafPeygamber soyundan olanların işlerine bakmak üzere kendi aralarından seçtikleri görevlikelimenamahremmahrem olmayan, nikah düşmeyen kişi, yabancıkelimenamüsaituygun olmayankelimenamıdiğerDiğer bir deyişlekelimenasipBirinin payına düşen şeykelimenazaran“Göre, oranla, kıyasla” anlamlarında kullanılan bir sözkelimenaçizaneHaddi olmayarakkelimenefsi müdafakelimenehirırmakkelimenekahetHastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumukelimenetameliGizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayankelimenidaÇağırma, bağırma, seslenmekelimenisakadınkelimenispi temsilÇoğunluk partisi dışındaki partilerin de kuvvetleri oranında üye seçmelerini sağlayan seçim biçimikelimenüshaBirbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her birikelime
O
olağanüstü halTabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet…kelimeorijinalÖzgün, yalnız kendine has nitelik taşıyan.kelimeotoparkTaşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer; park yeri, parkkelime
P
palyaçoKendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncukelimepantolonBelden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecekkelimeparlamentoMeclis, yasama organı.kelimepastanePasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacıkelimepatatesPatlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)kelimepostanePosta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı binakelimepoğaçaİçine peynir, kıyma vb. konarak hazırlanan bir tür tuzlu çörekkelimepsikolojiRuh bilimi.İnsanın normal düşünce ve davranışlarını inceleyen bilim dalı, ruh bilimi, rûhiyat.kelime
R
radıyallahü anhBKZ: ra - (r.a.) - (ra)kelimerahmanHerkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı)kelimerakamSayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her birikelimerasuli ekremÇok kerim olan elçi anlamında Hz.kelimerehineBir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse; tutakkelimeresmigeçitgeçit törenikelimeResulullah - RasulullahAllah'ın resulü, elçisi anlamında bir tamlama.kelimeresül - resul - rasülPeygamber, elçi.kelimereşiterginkelimeruhi mücerretsaf ruhkelimerüyadüşkelime
S
sabahGüneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimikelimesabahattin AlikelimesabretmekSabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemekkelimeSadakatİçten bağlılıkkelimesafahatEvrelerkelimesafhaevrekelimesahifesayfakelimesahilKaranın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalıkelimesahipHerhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse; iye, malikkelimesakalYetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümükelimesakatatKesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayaklarıkelimesaltanatBir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması; sultanlıkkelimesamimiiçtenkelimesarihbelirginkelimesasanikelimesatılıkSatışa çıkarılmış olankelimesebepBir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey; neden, saik, saika, vesilekelimeselamünaleyküm"Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir selamlama sözükelimeselektörTahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıtkelimeserbestHiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen; azadekelimeseremonitörenkelimeserhadsınırkelimeseri (dizi)Birbiri ardından gelen veya birbirinin devamı olan şeylerin bütünü, dizi.kelimeseri katilAynı tarzda ve çok sayıda cinayet işleyen kimsekelimeseyahatyolculukkelimesezaryenKarın ve döl yatağının kesilerek bebeğin alınmasına dayanan doğum yöntemikelimesoğanZambakgillerden, yumrusu ve yeşil yaprakları salata ve yemeklere tat vermek için kullanılan, acımsı, keskin kokulu bir bitki (Allium cepa)kelimesukutuhayalhayal kırıklığıkelimesuniyapaykelimesükûnetdinginlikkelimesürprizBeklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtıkelime
T
tabiidoğalkelimetakatVücuttaki iş yapabilme, başarabilme gücü; derman, hâl, mecalkelimetarikatAynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her birikelimetatCanlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyumkelimetaunvebakelimetecrübedeneyimkelimetedavüldolanımkelimetefrikaGazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizikelimetehaşşütbirikme yığılma toplanmakelimetehlikeBüyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhatarakelimetekirdağTürkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden birikelimetelif hakkıBir fikir veya sanat eserini yaratan kişinin, bu eserden doğan haklarının hepsi; telif, yazar hakkı, röyaltikelimetelinlanetlemekelimetereyağıSütten çıkarılan yemeklik yağ; sadeyağkelimetestosteronErkek cinsiyet hormonukelimetevhitbirleme, birleştirmekelimetezahürortaya çıkma, belirmekelimeteşrifBir yeri onurlandırma, şereflendirmekelimeteşvikisteklendirmekelimetravmasarsıntıkelimeturpTurpgillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz, sarı, mor renkli bir bitki (Raphanus raphanistrum)kelimetüpLaboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam borukelimetürkiye cumhuriyet merkez bankasıkelimetıpHastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü; tababetkelime
U
V
vaazCami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma; mevizekelimevahimkorkunçkelimevakaolaykelimevakurağırbaşlıkelimevar olmaksağ olmak, yaşamakkelimevaresteKurtulmuşkelimevaristekelimevasiBir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimsekelimevazetmekkoymakkelimevekelimeve benzeriSayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz; vesairekelimevectCoşku.kelimevejetaryenetyemezkelimeveterinerHayvan hastalıklarını tedavi eden uzman; veteriner hekim, baytarkelime
Y
ya Resulallah - ya RasulallahPeygamberimize, "Ey Allah'ın Resulü, elçisi" anlamında hitap ifadesi.kelimeyakinSağlam, kesin bilgikelimeyalnızYanında başkaları bulunmayankelimeyanlışHata.kelimeyararFayda.kelimeyarınBugünden sonra gelecek ilk gün; ferdakelimeyayımYayma işi.kelimeyayımlamakKitap, gazete, dergi vb.kelimeyayınBasılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.kelimeyayınlamakBKZ: yayımlamak • YAYIN bir nesneyi ifade eder.kelimeyağmurAtmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmetkelimeyeganebiricik, tekkelimeyegânetek (I)kelimeyenilenebilir enerjiGüneş, rüzgâr vb. kaynaklardan elde edilen enerjikelimeyunus emrekelimeyükseköğretimOrtaöğretim sonrasında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde planlanıp uygulanan öğretimkelimeyılankaviDolambaçlı, dolanarak gidenkelime
Z
zahireGerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl; aşlıkkelimezannetmeksanmakkelimezarafetzariflikkelimezararzaruret, mazarrat, muzırkelimezihinCanlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünükelimezikretmekAdını söylemek, sözünü söylemekkelimezinaAralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişkikelimezulmetmekkelimezulümGüçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık; kıygı, kıyınkelimezülfikarHz. Muhammed'in Hz. Ali'ye armağan ettiği, ucu ikiye ayrılmış kılıçkelime
Â
Ç
Ü
Ğ
I
Ş
şahaneHükümdarla ilgili, hükümdara özgü olankelimeşahıskişikelimeşarjyüklemekelimeşefkatsevecenlikkelimeşehitKutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimsekelimeşeraitkoşullar, şartlarkelimeşirazeCiltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şeritkelimeşoförsürücü (I)kelimeşühedaşehitler.kelimeşüyuu vukuundan beter"bir şeyin dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür" anlamında kullanılan bir sözkelime