KATEGORİ
kelime
Türkçe kelimeler ve söz varlığı.
abat - abadBayındır, mamur, şen, rahat.abdkul, köleabdalKalender, gezgin derviş, derviş.abdestBazı ibadetleri yerine getirebilmek için niyet ederek yapılan vücut temizliği.abideanıtabideviAnıtsalabitibadet edenabı hayathayat suyuacayipSağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, yadırganan; yabansı, garip, tuhafacemArap olmayan, İranlı.acemaşiranTürk mûsikisinde bir makamacezeDüşkünler, âcizler.acizaneSöz söyleyen kimsenin, kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı "âcizlere yakışacak bir biçimde" anlamında kullanılan bir nezaket sözüacuzeKocakarı, cadı.adabımuaşeretinsanlar arası nezaket, görgü kurallarıadalekas, kaslar.adaletadalet, hak, hukukadapedepler, terbiyeleradatsayılaradat (âdetler)Âdetler, alışkanlıklar,adavetdüşmanlıkademBulunmama, yoklukademimerkeziyetyerinden yönetimadilaneAdilceadileadliAdalet ile ilgili.adn - adinCennetlerden biriafakufuklar.aferinÖvme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen sözaffetmekbağışlamakafiliKarşıdakini etkilemek amacıyla abartılı davranış sergileyenaforozHristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezasıahicömertahilikKökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocakahkâmHükümlerahval, -liDurumlar, hâller, vaziyetler 'hâl'in (Arapça) çoğulu.aksanÖlçünlü dile nazaran herhangi bir bölgeye veya yabancılara özgü ses perdesi değişiklikleriakupunkturVücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan tedaviakvamı beşerinsan kavimleriakıbetBir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencamalakailgialaturkaEski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun; Doğuluca, alafranga karşıtıalemMinare, kubbe, bayrak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, pirinçten yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs; ayçaalerjiBirtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepkialfabeBir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü; abece, yazı (I)alicenapCömert, onurluallahSemavi dinlere göre kâinatı ve kâinattaki her şeyi yaratan ve idare eden tek yüce varlık; Çalap, Tanrı, Yaradan, Oğan, Cenabıallah, Cenabıhak, Hak, Halik, Hu, Hüda, İlah, Mevla, RabaltmışElli dokuzdan sonra gelen sayının adıalüminyumAtom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al)alın, -lnıYüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.ampulİçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişeanahtarKilidi açıp kapamak için kullanılan araç; açacak, açar, açkı, miftah, dil (I)anekdothikâyecikAnkaraTürkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkentiantrenmanidmanarafİslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yerart ardaarka arkayaasaBazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnekasgariEn az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimumasudeÜzüntüden ve sıkıntıdan uzak, rahat ve sakin olanavokadoDefnegillerden, tropik iklime sahip bölgeler yanında, subtropikal iklime veya Akdeniz iklimine sahip çeşitli bölgelerde yetiştirilen, sıralı yapraklı, çiçekleri yeşilimsi sarı renkte olan bir ağaç; Amerikan armudu (Persea americana)avukatHukukî ve yasal işlerde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse.ayanGözle görülür bir şekilde açık ve belli olanazadazametululukazamiEn çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimalazapOrganlarda hissedilen büyük sıkıntı ve acı; ezinçazatSerbest bırakmaağır sıkletBazı spor dallarında o sporun özelliğine göre kabul edilen belli bir kilonun üstündeki en ağır kilolu yarışmacıların bulunduğu sınıf; başağırlık, ağıraşçıYemek pişirmeyi meslek edinen kimsebakiölümsüzbakiyeArtık, artan, kalan, geri kalan şeybasiretGerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyonbayağıAşağılık bir durumda olanbaşöğretmenİlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen; müdür, başmuallimbekakalıcılıkbelagatİyi konuşma, sözle inandırma yeteneğibeynelmileluluslararasıbihaberhabersizbihakkınHakkıyla, hakkını vererekbilaharesonrabilakistersinebitapbitkinbizatihibiçareçaresizblokKocaman ve ağır kitlebodrumBir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümücamiMüslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer.camiaOrtak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğucansiparaneCanını verircesine, özverili bir biçimdecebrenzorlacengâverSavaşta kahramanlık gösterencereyanBir yöne doğru akmacerihayaracumhuriyetMilletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimicüdaayrı, ayrı düşmek, uzak kalmakcüretKendini bilmezlikcüretkârcüretlicüziÇok azdahidadahiliiç ile ilgili, iç yüze aitdalaletSapkınlık, doğru yoldan ayrılmadavaKorunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına yapılan başvurudavetçağrıdağYer kabuğunun çıkıntılı, yüksek bölümüdelaletkılavuzlukdergâhtekkedertdevalüasyonDeğer düşümü anlamında bir ekonomi terimi.devirBir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı dolanma hareketidevletToprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık; ülkedeşarjboşalmadiferansiyelDönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt.dinozorDinozorlar takımından, boyu 20 metre kadar olabilen, ilk çağlarda yaşamış, günümüze fosilleri kalmış bir sürüngendirektaracısızdiğerkâmözgecidokümanbelgedomatesPatlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)duaAllah'a yalvarma, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme; alkışduayenaksakaldâhiOlağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse; deha, ökedüvelDevletleredebiyatOlay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazınedvarÇağlar, devirleregzozelbisegiysiEmri bil maruf nehyi anil münkerİyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışma yönündeki faaliyetler için kullanılan dinî, ahlâkî ve hukuki bir tabir.emtiamalentelektüelaydınerozyonYer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı; aşınma, aşınım, itikâlerzakUzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adıEskişehirTürkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biriespriİnce anlamlı, düşündürürken güldüren sözevlatçocukevrakResmî kurumlarda işlem gören belgelereşkıyaDağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlareşlikEş olma durumueşyaTürlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler; pılı pırtı, yükfaaliyetBir yerde bulunan canlılık, hareketlilik durumufaili meçhulKimin yaptığı belli olmayan veya bilinmeyenfakatAykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir sözfakihFıkıh bilginifakirfakru zaruretşiddetli yoksullukfarikaBir şeyi ayırt etmeye yarayan özellikfarizaMutlaka yapılması gereken iş veya görevfasihAçık ve düzgün (anlatış)FatihaKur'an'ın ilk suresiferagatHakkından kendi isteğiyle vazgeçmeferyatçığlıkfiganBağırarak ağlama, inlemefikirdüşüncefirakayrılıkfiyatAlım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; bedel, eder, hediye, kemal, pahafizangamkaygıgamzeBazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukurganiganimetSavaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal; şikârgarbBatı /Batı dünyasıgazapöfkegazeteÇeşitli konularda haber ve bilgi vermek için genellikle günlük olarak çıkarılan yayın organı.girdapBurgaç, çevri, anafor.güzideseçkinhacGenellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarında ziyaret edilmesihafriyatToprağı kazma; kazı (I)hakhak etmekbir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmakHak, -kk'ı (Allah)ilah, Tanrı, Allah, Cenabıhak, Hüda.hak, -kki (kazıma)Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.hak, -kkı (pay)Adalet: "Haktan ayrılmamalı." Kazanç: "Hak sahipleri" Verilmiş emekten doğan manevi yetki: "Ana hakkı" Pay: "Komşu hakkı." Emek karşılığı ücret.hakikatgerçekhakikatengerçektenhakirAşağı görülen, değersizhakkâriTürkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden birihal (tahttan indirme)(Hükümdarı, padişahı) tahtan indirme Diğer 'hal' sözcükleri ile farkını anlamak için şu maddelere bakınız: hal (pazar), hal (çözüm) hâl (durum, tutum, kuvvet)hal, -li (pazar)Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı üstü kapalı pazar yeri.hal, -lli (çözüm)Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.halaskurtuluşhalimYumuşak huylu (kimse)halâshalüsinasyonsanrıhamalSırtında yük taşıyarak geçinen kimse; sırtçı, taşıyıcı, yükçüharamDin kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtıharapYıkık, viran.harbiyeSavaşla ilgili işlerharicidış ile ilgiliharicîDışla ilgili, dıştan olanharpsavaşhasan Âli YücelhassatenÖzellikle, bilhassa, husûsî olarak anlamlarında zarf.hastaneHastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahanehatta“Bile, dahi, üstelik, bundan başka, hem de” anlamlarında anlamı kuvvetlendirmek için kullanılan bir söz; velev kihatıraBir kimseyi veya olayı anımsatan nesne; andaç, anmalık, bergüzar, yadigârhayautanma, arhayalZihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey; imge, hülyahazineAltın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet; haznehekimİnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse; doktor, tabiphektarYüz ar (10.000 m²) değerinde yüzey ölçü birimi (ha)helalDinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtıhengâmegürültü patırtıherkesİnsanların bütünü; cümle, cemi cümle, cümle âlem, dünya âlem, yediden yetmişe, yedi mahalle, yedi düvelhilkatyaratılışhissikablelvukuönsezihoparlörElektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan alethukukToplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; tüzehâk, -ki (toprak)Toprak.hâkimEgemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçirenhâldurumhâl, -li (durum, tutum, kuvvet)Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet Tutum, tavır Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman Güç, kuvvet, takat Kötü durum, sıkıntı, dert…hüdaİlah, tanrı, Allah (Farsça)hükumetbakanlar kuruluhükûmetBakanlar Kurulu.hüzüniddiaİleri sürülen ve savunulan düşünce.iddianameSavcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve iddialarını içinde topladığı, mahkemede okunan yazı.ideolojiSiyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.idrakanlayışikameBir şeyi başka bir şeyin yerine koyma, yerine kullanmaikametgâhkonutiktidargüçlülük, kudret, hükümetilambildirmeilelebetsonsuza dekilkokulÖğrenim çağındaki çocukları ortaokula hazırlayan eğitim öğretim kurumu; beş, ilk mektep, iptidai, iptidai mektepillüstrasyonresimlemeimaDolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme; işaretleme, anıştırma, ihsasimaninanma, güvenme, itikatimkânYararlanılan uygun şart veya durumimlaSöyleyerek birine yazdırmainisiyatifBir kişinin gerekli kararları başkalarının görüşüne başvurmadan kendiliğinden, anında alabilme ve sorumluluğu üstlenebilme gücüinkılapToplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik, iyileştirme; devriminşallah“Allah isterse” anlamında kullanılan bir sözirsikalıtımsalirsîkalıtımsalİslamispatkanıtistihbaratYeni öğrenilen bilgiler, haberleristikbalgelecekistikbali kıbleNamaz kılarken yönü kâbeye çevirmekistiklalbağımsızlıkitibarıyla-den sayılmak üzere, bakımından.izahaçıklamaizmihlalYok olup bitmekabilolanaklıkabil (olabilir)Olabilir, mümkün.kabilindenkabîlTürlü, gibi, benzerkabîl (benzer)Türlü, gibi, benzer.kadir-i mutlakKudreti tam ve eksiksiz olan, her şeye gücü yetenkahirekahvehaneKahve, çay, ıhlamur, nargile vb. içilen, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer; kahve, kıraathane, tahmishanekapüşonbaşlıkkarakterBireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik.kariOkur, okuyucu.katilİnsan öldüren kimsekatil zanlısıkayıpKaybolma, yitme durumu; yitimkelimekeremsoylulukkerli ferlikelli fellikesifkoyu, yoğun, kalınkibritBir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası; çakmaksızkirpiKirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus)kirpikGöz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri; müjgânkitapCiltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betikkokoreçŞişe sarılarak kor ateşte kızartılan, kuzu bağırsağından yiyecekkoleksiyonÖğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü; derlemkolesterolKanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol; kolesterinkolonyaİçinde limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir maddekomiserGüvenlik teşkîlâtında bulunduğu yerdeki emniyet ve âsâyişe âit işleri yöneten ve polislerin âmiri durumunda olan, polis enstitüsü veya lise mezunu görevlikomutanAskeri bir birliğin başı.koreografiDans adımlarının kâğıda geçirilmesikulpKazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yerikuraİki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme; ad çekmekurbanAllah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, Müslümanların ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla…kâbuskarabasankâgirTaş veya tuğladan yapılan (yapı); kârgirkâmilolgunkâseCam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanakkâtipsekreterküpSu, pekmez, yağ vb. sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kapküsurArtan bölüm, geriye kalan bölümkısaBoyu, uzunluğu az olan; kesik, uzun karşıtılaboratuvarAyrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yerlafsözlakapBir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan adlakinamalatifYumuşak, hoş, ince bir güzelliği olanlatifeşakalayıkNitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan; müstahaklazımgereklevhaBir yere asılmak için yazılmış yazılisandil (I)lisanıhâlHâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatmaliseÖğrencileri ortaokuldan sonra hayata ve yükseköğretime hazırlayan eğitim öğretim kurumulütufÖnem verilen, sayılan birinden gelen iyilik; armağan, kayra, ihsan, inayet, atıfetmaden tetkik aramamagmaYerin içinde, sıvı veya hamur kıvamında uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyikmahbeshapishanemahcuputangaçmahkûmhükümlümahlasmahlukyaratıkmahsurKuşatılmış, sarılmış, çevrilmişmahzunüzgünmahzursakıncamaiyetÜst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler; tevabimaişetgeçimmakamDevlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat (I), huzur, mansıp, mevki, postmakulAklın benimseyebileceği, aklın kabul edebileceği, akla uygun nitelikte olanmal etmekbir değer karşılığında sahip olmakmalayaniBoş ve yararsız, saçmamalumbilinenmalumun ilamıBilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye, açıklamaya kalkmamanaanlammanipülasyonYönlendirme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme.masumiyetmasumlukmasuniyetKorunmuş olma durumumazharBir iyiliğe erişmiş, erişen (kimse)mazhar olmakBir iyiliğe erişmiş, erişen kimse.maşerî vicdanToplum vicdanı, toplumun genelinde var olan ortak adalet ve hakkaniyet duygusunu ifade eder.meblağtutarmeclisBir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılan toplantımelunlanetlimenajeryöneticimenemenYumurta, soğan, yeşil biber ve domatesle yapılan bir yemekmenfaatçıkarmerhaleevremerhametBir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acımamescidi aksamescitGenellikle minaresiz, küçük camimesuliyetsorumlulukmesutmutlumetaMal, ticaret malımevcudiyetvar olma, varlıkmevtaÖlü, ölmüş kimsemezbahakesimevimeşaleUcunda alev çıkarabilen yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek; çırakma, çırakman, yanarcamiladiMilada dayanan, milatla ilgili.milat, -dıBir olayın başlangıcı.minareCamilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapımisalörnekmizahgülmecemizanterazimizansendüzentilememizaçhuymuhabbetsevgimuhaberehaberleşmemuharebeSavaşta yapılan çarpışmalardan her birimuhatapKendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimsemuhtaçBir şeye gereksinim duyanmuktedirBir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yetenmushafKur'anmutlakiyetsaltçılıkmutlulukmuvaffakiyetbaşarımuvazenedengemuğlakanlaşılmazmüdafaasavunmamüddeiumumisavcımümessiltemsilci, sınıf temsilcisimüminİnanan, inançlı, imanlı.münhasırmüraiikiyüzlümüritBir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimsemürüvvetBir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinçmüstahaklayıkmüstevliistilâ eden, ele geçiren, yayılanmüteahhityüklenicimüteakip-den sonramütevazıalçak gönüllümüteşekkirTeşekkür etme durumunda olan, teşekkür borçlu olanmüttefikbağlaşıknaaşnaaş, cenazenakibüleşrafPeygamber soyundan olanların işlerine bakmak üzere kendi aralarından seçtikleri görevlinamahremmahrem olmayan, nikah düşmeyen kişi, yabancınamüsaituygun olmayannamıdiğerDiğer bir deyişlenasipBirinin payına düşen şeynazaran“Göre, oranla, kıyasla” anlamlarında kullanılan bir söznaçizaneHaddi olmayaraknefsi müdafanehirırmaknekahetHastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumunetameliGizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayannidaÇağırma, bağırma, seslenmenisakadınnispi temsilÇoğunluk partisi dışındaki partilerin de kuvvetleri oranında üye seçmelerini sağlayan seçim biçiminüshaBirbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biriolağanüstü halTabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet…orijinalÖzgün, yalnız kendine has nitelik taşıyan.otoparkTaşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer; park yeri, parkpalyaçoKendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncupantolonBelden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecekparlamentoMeclis, yasama organı.pastanePasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacıpatatesPatlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)postanePosta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı binapoğaçaİçine peynir, kıyma vb. konarak hazırlanan bir tür tuzlu çörekpsikolojiRuh bilimi.İnsanın normal düşünce ve davranışlarını inceleyen bilim dalı, ruh bilimi, rûhiyat.radıyallahü anhBKZ: ra - (r.a.) - (ra)rahmanHerkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı)rakamSayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her birirasuli ekremÇok kerim olan elçi anlamında Hz.rehineBir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse; tutakresmigeçitgeçit töreniResulullah - RasulullahAllah'ın resulü, elçisi anlamında bir tamlama.resül - resul - rasülPeygamber, elçi.reşiterginruhi mücerretsaf ruhrüyadüşsabahGüneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimisabahattin AlisabretmekSabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemekSadakatİçten bağlılıksafahatEvrelersafhaevresahifesayfasahilKaranın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalısahipHerhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse; iye, maliksakalYetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümüsakatatKesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayaklarısaltanatBir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması; sultanlıksamimiiçtensarihbelirginsasanisatılıkSatışa çıkarılmış olansebepBir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey; neden, saik, saika, vesileselamünaleyküm"Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir selamlama sözüselektörTahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıtserbestHiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen; azadeseremonitörenserhadsınırseri (dizi)Birbiri ardından gelen veya birbirinin devamı olan şeylerin bütünü, dizi.seri katilAynı tarzda ve çok sayıda cinayet işleyen kimseseyahatyolculuksezaryenKarın ve döl yatağının kesilerek bebeğin alınmasına dayanan doğum yöntemisoğanZambakgillerden, yumrusu ve yeşil yaprakları salata ve yemeklere tat vermek için kullanılan, acımsı, keskin kokulu bir bitki (Allium cepa)sukutuhayalhayal kırıklığısuniyapaysükûnetdinginliksürprizBeklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtıtabiidoğaltakatVücuttaki iş yapabilme, başarabilme gücü; derman, hâl, mecaltarikatAynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biritatCanlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyumtaunvebatecrübedeneyimtedavüldolanımtefrikaGazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizitehaşşütbirikme yığılma toplanmatehlikeBüyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhataratekirdağTürkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biritelif hakkıBir fikir veya sanat eserini yaratan kişinin, bu eserden doğan haklarının hepsi; telif, yazar hakkı, röyaltitelinlanetlemetereyağıSütten çıkarılan yemeklik yağ; sadeyağtestosteronErkek cinsiyet hormonutevhitbirleme, birleştirmetezahürortaya çıkma, belirmeteşrifBir yeri onurlandırma, şereflendirmeteşvikisteklendirmetravmasarsıntıturpTurpgillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz, sarı, mor renkli bir bitki (Raphanus raphanistrum)tüpLaboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam borutürkiye cumhuriyet merkez bankasıtıpHastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü; tababetucubeÇok acayip, şaşılacak kadar çirkin olanufukDüz arazide veya açık denizde gökle yerin birleşir gibi göründüğü yer; çevrenukalaKendini akıllı ve bilgili sanan, bilgiçlik taslayan (kimse); bilecenvaazCami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma; mevizevahimkorkunçvakaolayvakurağırbaşlıvar olmaksağ olmak, yaşamakvaresteKurtulmuşvaristevasiBir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimsevazetmekkoymakveve benzeriSayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz; vesairevectCoşku.vejetaryenetyemezveterinerHayvan hastalıklarını tedavi eden uzman; veteriner hekim, baytarya Resulallah - ya RasulallahPeygamberimize, "Ey Allah'ın Resulü, elçisi" anlamında hitap ifadesi.yakinSağlam, kesin bilgiyalnızYanında başkaları bulunmayanyanlışHata.yararFayda.yarınBugünden sonra gelecek ilk gün; ferdayayımYayma işi.yayımlamakKitap, gazete, dergi vb.yayınBasılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat.yayınlamakBKZ: yayımlamak • YAYIN bir nesneyi ifade eder.yağmurAtmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmetyeganebiricik, tekyegânetek (I)yenilenebilir enerjiGüneş, rüzgâr vb. kaynaklardan elde edilen enerjiyunus emreyükseköğretimOrtaöğretim sonrasında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde planlanıp uygulanan öğretimyılankaviDolambaçlı, dolanarak gidenzahireGerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl; aşlıkzannetmeksanmakzarafetzariflikzararzaruret, mazarrat, muzırzihinCanlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünüzikretmekAdını söylemek, sözünü söylemekzinaAralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişkizulmetmekzulümGüçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık; kıygı, kıyınzülfikarHz. Muhammed'in Hz. Ali'ye armağan ettiği, ucu ikiye ayrılmış kılıçâcizanealçakgönüllüceâdemilk insan, insan, adam, Adem Peygamber.âlemevrençikolataKakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyeceküniversiteYüksek seviyede eğitim, öğretim ve ilmî araştırma yapan ve fakülte, enstitü, yüksek okul vb.ğaşiyeBKZ: gaşiyeIrak -kı (ülke)Ortadoğu’da bir İslâm ülkesi.şahaneHükümdarla ilgili, hükümdara özgü olanşahıskişişarjyüklemeşefkatsevecenlikşehitKutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimseşeraitkoşullar, şartlarşirazeCiltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şeritşoförsürücü (I)şühedaşehitler.şüyuu vukuundan beter"bir şeyin dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür" anlamında kullanılan bir söz